Ayet ve Hadislerle Dünya Hayatının Geçiciliği
DÜNYA BİR GÖLGELİK
Kur’ anda “Bu dünya hayatı sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Âhiret yurduna (oradaki hayata) gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı!” (Ankebût, 29/64.) ayeti her şeyi özetler mahiyette uyarıda bulunur.
Abdullah İbni Mes'ûd radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hasır üzerinde yatıp uyumuştu. Uykudan uyandığında, hasır vücudunun yan tarafında iz bırakmıştı. Biz:
–Yâ Resûlallah! Sizin için bir döşek edinsek, dedik. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:
“Benim dünya ile ilgim ne kadar ki? Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp giden binitli bir yolcu gibiyim” buyurdular. (Tirmizî, Zühd 44 )
Resûl-i Ekrem, “Akıllı kişi, nefsini küçük gören
(kendini hesaba çeken) ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise,
nefsinin arzularına uyan ve (bu hâline bakmadan bir de) Allah’tan (bağışlanma
ve cennet) isteyen kimsedir.” (Tirmizî, Sıfatü‘l-kıyâme, 25.)
buyurarak bu gerçeğe dikkat çekmiştir.
Yüce Allah dünya ve âhiret hayatlarını bir ölçü ve denge içinde yaşayan ve “ne ticaretin ne de alışverişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardan” övgüyle söz eder. (Nûr, 24/37-38.)
“Eğer dünya, Allah katında sivrisineğin kanadı kadar bir
değere sahip olsaydı, Allah hiçbir kâfire dünyadan bir yudum su bile
içirmezdi.” (Tirmizî, Zühd 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 3)
Lokman Hakim şöyle demiştir: “ Dünya derin bir denizdir. Bu
denizde çok kimseler boğulmuştur. Sen de boğulmak isemiyorsan, imanı gemi,
tevekkülü yelken, takvayı pusula yap ve bu tehlikeli denizi bu gemiyle geçmeye
çalış.”
Abdullah bin Mesud “
Dünyada sabahlayan herkes misafirdir, elinde tuttuğu şeyler de emanettir.
Misafir, eninde sonunda gider. Emanet de sahibine döner.”
Rabia Adeviyye de “ Dünyayı aklınızdan da, dilinizden de
atın. Çünkü onu düşünmek de, konuşmak da onu sevmenin işaretidir. Bir şeyi
seven, onu düşünür ve konuşur. Sevgisi arttıkça düşünmesi ve konuşması da
artar. Bu böyle olduğu için, Allah'ı zikretmek de onu sevmenin delili
sayılmıştır.
Ve İbrahim Edhem de “ dinimizi yırtıp onunla dünyamızı
yamıyoruz. Bu yüzden de hem dinimizi hem de dünyamızı kaybediyoruz.
Hz Ali ey insanlar! siz dünyayı sevseniz de o size buğzeder,
siz onu yenileseniz de o sizi eskitir. Siz onu yükseltseniz de o sizi alçaltır.
Siz sonu görünen bir yoldasınız. Dünya ömrünüz bir gündür, bu bir günde de her
an ölebilecek durumdasınız. Böyle bir dünya, kendisi için ne sevilmeye ne de
üzülmeye değmez.
Dünya işlerini kolaylaştırmak ve ahiret hayatını kazanmak için okunacak dua.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi:
“Allâhümme aslih lî dînillezî hüve ısmetü emrî, ve aslih lî dünyâyelletî fîhâ meâşî, ve aslih lî âhiretilletî fîhâ meâdî, vec‘ali’l-hayâte ziyâdeten lî fî külli hayr, vec‘ali’l-mevte râhaten lî min külli şer: Allahım! Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım âhiretimi kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkân ver! Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip et!” (Müslim, Zikir 71)
Yorumlar
Yorum Gönder