"Bizi aldatan, bizden değildir!" Hadisi
“Bizi Aldatan, Bizden Değildir!” – Güvenin ve Dürüstlüğün Önemi
Güven, insan ilişkilerinin temel direğidir. Bir toplumun huzur içinde yaşaması, bireylerin birbirine karşı dürüst olmasına bağlıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu gerçeği en net şekilde ifade eden hadislerinden birinde şöyle buyurur:
“Bizi aldatan, bizden değildir!” (Müslim, Îmân, 164)
Bu kısa ama derin anlam taşıyan söz, bir müminin sahip olması gereken en önemli ahlaki değerlerden birini vurguluyor: Dürüstlük ve güvenilirlik.
Aldatma Sadece Sözle Olmaz
Bir insan yalnızca yalan söyleyerek değil, yaptığı işte eksiklik göstererek, verdiği sözü tutmayarak veya bir başkasını bilerek yanlış yönlendirerek de aldatmış olur.
- Ticarette Aldatma: Eksik tartmak, kusurlu malı sağlam gibi satmak veya müşteriyi kandırmak.
- Sözde Aldatma: Verilen sözü tutmamak, insanları yanıltıcı bilgilerle yönlendirmek.
- Güvende Aldatma: Birisine güven verip, sonra o güveni kötüye kullanmak.
İslam ahlakında aldatmak, sadece bir yanlış değil, aynı zamanda toplumu içten içe çürüten bir hastalıktır. Çünkü güvenin kaybolduğu bir yerde, birlik ve beraberlik de zedelenir.
Kısa Bir Hikâye
Allah Resûlü (sas) bazı ihtiyaçlarını temin etmek için zaman
zaman Medine pazarına gider, bu vesileyle gelip gidenlerden ve alınıp
satılanlardan da haberdar olurdu. Yine bir gün pazarda dolaşırken bir buğday
yığını dikkatini çekti. Hububatı satan adamın yanına gelerek buğday yığınına
elini daldırdı. Ancak buğdayın altı göründüğü gibi çıkmamış,
Efendimizin (sas) parmakları ıslanmıştı. Satıcıya ıslaklığın sebebini
sorduğunda, yağmurdan kaynaklandığı cevabını aldı. Bunun üzerine Allah Resûlü
(sas), "Öyleyse insanların görmeleri için ıslak olan kısmı üste koyman
gerekmez miydi?" diyerek ticaret ahlâkına dikkatleri çekti.
Anlaşılan o ki, satıcı kuru ve ıslak olan buğdayı ayırmadan satışa sunmak
suretiyle insanları aldatmaktaydı. İnsanları aldatmak ise,
Peygamberimizin (sas) sünnetinden ve yolundan uzaklaşmak demekti: "Müslümanlar
arasında aldatma olamaz! Bizi aldatan, bizden değildir!"
Dürüstlüğün Önemi ve Etkileri
🔹 Dürüst insan, her zaman kazanır. Belki kısa vadede bazı zorluklarla karşılaşır, ama uzun vadede insanların kalbinde yer edinir.
🔹 Allah, dürüst olanları sever. Kur’an-ı Kerim’de, sadakat ve doğrulukla ilgili birçok ayet bulunur. Allah, dürüst kullarına hem bu dünyada hem de ahirette mükâfat vadeder.
🔹 Toplumda huzur ve güven oluşur. Dürüstlüğün hâkim olduğu bir toplum, barış ve refah içinde yaşar.
🔹 Allah, dürüst olanları sever. Kur’an-ı Kerim’de, sadakat ve doğrulukla ilgili birçok ayet bulunur. Allah, dürüst kullarına hem bu dünyada hem de ahirette mükâfat vadeder.
🔹 Toplumda huzur ve güven oluşur. Dürüstlüğün hâkim olduğu bir toplum, barış ve refah içinde yaşar.
Sonuç: Hayatımızda Dürüstlüğü İlke Edinelim
Hayatımızın her alanında dürüstlüğü ve güvenilirliği ilke edinmeliyiz. Ne ticarette, ne dostlukta, ne de aile hayatında kimseyi aldatmamalıyız. Çünkü unutmayalım:
Dürüst olan kaybetmez. Aldatan, eninde sonunda kendi güvenilirliğini kaybeder. Hesap defteri de şahitlik ederek.
Rabbim bizleri Sünnet-i Seniyye' ye ittiba eden, güvenilir, dürüst ve ahlaklı insanlardan eylesin.
Yorumlar
Yorum Gönder